Turkish 1Görüm Vadisiyle ilgili bildiri: Gürültü patırtı içinde eğlenen kent halkı, Ne oldu size, neden hepiniz damlara çıktınız? Ölenleriniz ne kılıçtan geçirildi, Ne de savaşta öldü. 2 3Önderleriniz hep birlikte kaçtılar, Yaylarını kullanmadan tutsak alındılar. Uzağa kaçtığınız halde ele geçenlerin hepsi tutsak edildi. 4Bunun için dedim ki, ‹‹Beni yalnız bırakın, acı acı ağlayayım. Halkımın uğradığı yıkımdan ötürü Beni avutmaya kalkmayın.›› 5Çünkü Rabbin, Her Şeye Egemen RABbin Görüm Vadisinde kargaşa, bozgun Ve dehşet saçacağı gün, Duvarların yıkılacağı, Dağlara feryat edileceği gün geliyor. 6Elamlılar ok kılıflarını sırtlanıp savaş arabalarıyla, Atlılarıyla geldiler. Kîr halkı kalkanlarını açtı. 7Verimli vadileriniz savaş arabalarıyla doldu, Atlılar kent kapılarının karşısına dizildi. 8RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz. 9Davut Kentinin duvarlarında Çok sayıda gedik olduğunu gördünüz, Aşağı Havuzda su depoladınız, 10Yeruşalimdeki evleri saydınız, Surları onarmak için evleri yıktınız. 11Eski Havuzun suları için İki surun arasında bir depo yaptınız. Ama bunu çok önceden tasarlayıp Gerçekleştirmiş olan Tanrıya güvenmediniz, Onu umursamadınız. 12Rab, Her Şeye Egemen RAB O gün sizi ağlayıp yas tutmaya, Saçlarınızı kesip çul kuşanmaya çağırdı. 13Oysa siz keyif çatıp eğlendiniz, ‹‹Yiyelim içelim, nasıl olsa yarın öleceğiz›› diyerek Sığır, koyun kestiniz, Et yiyip şarap içtiniz. 14Her Şeye Egemen RAB bana, ‹‹Siz ölene dek bu suçunuz bağışlanmayacak›› diye seslendi. Rab, Her Şeye Egemen RAB böyle diyor.
15Rab, Her Şeye Egemen RAB diyor ki, Turkish Bible Hub |



